Ambliyopi, göz tembelliği olarak anılan ve
görme keskinliğinde belirgin bir düşüklükle karakterize
olan bir durumdur.
Görme işlemi gözün ve beyinin bir arada çalışması
ile gerçekleşen bir olaydır. Göz, dış
dünyadan retinaya yansıtılan görüntüleri,
renklerine, ışık şiddetine bağlı olarak
sinirsel uyarılara dönüştürür. Normalde dış
dünyayı her iki gözümüzle görürüz
ve beynimize her iki gözümüzden de dış dünyayı
temsil eden görüntüler sinirsel uyarılar olarak gelir.
Eğer herhangi bir nedenle bu iki görüntü beyinde analiz edilerek
tek bir görüntüye dönüştürülemezse
o zaman beynimiz bir gözden gelen görüntüyü diğerine
tercih edebilir. Bu durumda bir gözden gelen görüntüler
beyin tarafından işlenmez ve o gözden yola çıkan
görüntüler beyine daha zayıf ulaşır. Eğer
bu tercih edilme durumu kritik bir zaman sürecinden daha fazla devam ederse
o zaman sağlam göz kapatıldığı zaman bile
tercih edilmeyen gözden gelen görüntüler daha zayıf
olarak algılanır.
Ambliyopi'de gözlerde herhangi saptanan herhangi bir bozukluk yoktur. Gözler
anatomik olarak tamamiyle normal görümündedir.
Ambliyopi 9 yaşına kadar olan çocuklarda
gelişir ve çocukluk çağında en sık görülen
görme bozukluğudur. Bu durum yaklaşık her 100 çocuktan
2-3 tanesini etkilemektedir. Eğer çocukluk çağında
uygun şekilde tedavi edilmezse sebat eder ve genellikle karşımıza
genç erişkinlerde en sık görülen görme sorunu
olarak karşımıza çıkar.
Ambliyopi, her iki gözün normal ve dengeli bir
şekilde gelişmesini engelleyen durumlara bağlı olarak
gelişir. örneğin görme eksenleri arasında şaşılığa
bağlı olarak bir dengesizlik söz konusu ise her iki gözden
beyine farklı görüntüler gidecektir. Bu durum bir gözün
içe ya da dışa kayması şeklinde olabilir. Bazen
her iki göz arasında görüntü netliğini farklı
şekilde bozan bir gözlük kusuru bulunabilir, bu durumda daha
net görüntüleri sağlayan göz tercih edilerek diğeri
beyin tarafından önemsenmeyecek ve tembellik geliştirecektir.
Bazen katarakt gibi görüntünün retinaya ve dolayısıyla
beyine ulaşmasını engelleyen durumlarda göz tembelliği
gelişir. Nadir de olsa her iki gözde yüksek dereceli bir gözlük
kusuru varsa her iki gözde de göz tembelliği gelişebilir.
Göz tembelliği tedavisi, 7 yaşına kadar
olan bir dönemde en başarılıdır. Tedavinin temelinde
çocuk tarafından tembel olan gözün kullanılarak
beyinle olan sinirsel bağlantılarının güçlendirilmesi
yatar. Günümüzde bunu yapmanın iki yolu vardır.
Kapama:
Bu tedavide sağlam olan göz haftalar ya da aylar boyunca kapatılır.
Bu tedavide çocuk tembel olan gözünü kullanmaya zorlanır,
böylece o göz uyarılır ve beyinde o gözden gelen
görüntüleri işleyen merkezler güçlenir.
Damla Tedavisi:
Bu tedavide sağlam gözde görüntüyü bozacak olan
Atropine isimli bir ilaç sağlam göze damlatılır
ve kapama tedavisinde olduğu gibi tembel olan göz kullanılmaya
zorlanır. Bu tedavinin son yıllarda yapılan bazı
çalışmalarda kapama tedavisi kadar iyi olduğu gösterilmiş
olsa da genel kanı kapama tedavisi kadar etkin olmadığı
yönündedir.
Ambliyopi tedavisi çocukluk çağında
yapılabilmektedir, bu nedenle erken tanı tedavinin en önemli
parçasıdır. çocuklar görmeleri dolayısıyla
hiçbir zaman yakınmazlar çünkü onlar için
normal olan odur. Bu nedenle çocukların ilk 7 yaş içerisinde
tercihan ilk 3 yaş içerisinde görme keskinliği muayenesinden
geçmelidir. Göz tembelliği tedavisi pahalı oaln bir tedavi
değildir ve sabırla rahatça uygulanabilir.