Koroid:
Skleranın iç yüzeyini kaplayan, ince kahverengi yumuşak
bir dokudur. Posteriorda 0.2 mm anteriorda ise 0.1 mm kalınlığındadır.
ıç yüzeyi düzdür ve retina pigment epiteline sıkıca
tutunmuştur, aralarında Bruch membranı vardır.
Koroidin skleraya yapışma yerleri optik sinir ve vorteks venlerinin
çıkış noktalarıdır.
Optik sinirin pia ve araknoidi ile kaynaşır.
Yapısı:
Damar tabakası: Gevşek bir bağ dokusu içerisinde büyük
ve orta çaptaki damarlardan oluşur. Bol miktarda melanosit içerir.
Arterler kısa posterior silier arterlerin dallarıdır venler
ise vorteks venleri olarak gözü terk ederler. Yapısında
bol miktarda melanosit vardır.
Kapiller tabakası: Geniş çaplı kapillerlerdir, fenestrasyon
gösterirler.
Koroid retinanın dış katmanlarını besler,
gözün ön kısımlarına damarları ve
sinirleri taşır. Kan akımı ile ısı
ve göz içi basıncı regülasyonuna katkıda
bulunur. Yapısındaki pigment ile ışığı
emerek geri yansımasını önler.
İris
İris santralinde bir açıklığı (pupilla)
bulunan ince kontraktil bir membrandır. Kornea ve lens arasında
yer alır.
Lensin ön yüzü konvekstir, irise hafif bası yaparak irisin
bir miktar öne doğru bombeleşmesine neden olur.
Pupillanın çapı 1-8 mm arasında değişir.
Normal insanların yaklaşık %25'inde hafif bir anizokori
olması normaldir.
İris, lens ve kornea arasındaki boşluğu ön ve arka
kamara olmak üzere iki ayrı boşluğa ayırır.
İrisin ön yüzeyinde epitel yoktur, bağ dokusu tarafından
oluşturulan radial kıvrımlar vardır. Pupilla kenarında
arka yüzdeki pigmente epitelin bir kısmını izlemek
olasıdır. Patolojik durumlarda buradaki pigment epiteli öne
doğru çekilebilir -Ektropion uvea-.
Yapısı:
Stroma:
Kollajen lifler, fibroblastlar, melanositler ve intersellüler
matriks içerir. Aynı zamanda damarlar, ve sinir lifleri de mevcuttur.
Sfinkter kas;
pupiller zonda yer alır, 1 mm kalınlığında
halka şeklindedir. Kasıldığı zaman pupilla küçülür,
innervasyonu okulomotor sinirden köken alan ve silier gangliondan gelen
parasempatik postganglionik liflerdir.
Dilatatör kas;
iris kökünden sfinkter kasına dek
uzanan ince myoepitelyal bir tabakadır. Apikal proseseleri pigment
hücrelerini
bazal prosesler ise kas liflerini oluştururlar. Kasıldığı
zaman pupilla genişler. ınnervasyonu uzun silier sinirler aracılığı
ile sempatik liflerdir.
İrisin arka yüzeyindeki epitel nöroektodermden köken alır.
Apeksleri karşılıklı gelecek şekilde iki tabakadır.
Kanlanması stromadaki radial damarlardan sağlanır. Bu damarlar
irisin major arteriyel halkasından köken alırlar. Bu halka
7 anterior silier arter ve 2 uzun silier arter tarafından oluşturulur.
Venler arterleri takip eder ve vorteks venlerine açılırlar.
Aköz Hümör -Göz İçi Sıvısı- Yapımı:
İrisin arkasında silier prosesler yer alır. Silier
prosesler, iris bitiminden başlayan ve arkaya doğru giden pars plana
denilen ve yaklaşık 2-3 mm uzunluğunda olan düz bir alandan
sonra olan pars plikata denilen bölgede yer alırlar. Yaklaşık
70-80 kadar silier proses vardır, aköz hümör silier proseslerin
üzerini örten nonpigmente epitel tarafından salgılanır.
Aköz hümör, lens, kornea ve iridokorneal açı yapı
elemanlarına besin sağlar ve metabolik atıkları uzaklaştırır.
Aköz hümör aktif sekresyon mekanizması ile oluşur,
silier proseslerden iyonlar, glikoz, aminoasitler ve askorbat aköz hümöre
geçer. Silier proseslerdeki, kapiller damarlar fenestrasyonludur bu nedenle
albumin gibi büyük moleküller bile silier proses stromasına
geçebilir, ancak silier cisim epiteli sıkı bağlantıları
sayesinde bu moleküller aköz hümör'e geçemezler.
Burada temelde kornea endotelindeki gibi NaK-ATPaz enzimi sayesinde aköz
hümör içerisinde daha yüksek bir Na
+
aktivitesi
elde edilir ve silier prosesden aköz hümör'e doğru bir su
geçişi olur. Glikoz ve diğer moleküller ise diffüzyon
yolu ile aköz hümör'e geçerler ancak bazı amino
asitler ve askorbik asit için başka aktif transport mekanizmazları
mevcuttur.