Muayene:
Anamnez:
Aile öyküsünde: Ailede göz problemi olan var mı yüksek derecede gözlük, kayma, görme azlığı gibi.
Hamileliğin normal geçip geçmediği, geçirilen ateşli, döküntülü hastalıklar (viral hastalıklar), alınan ilaçlar, bebeğin term olup olmadığı sorgulanmalı (Prematür retinopatisi açısından). Kaymanın nasıl fark edildiği, sürekli olup olmadığı, kaç yaşından beri olduğu, bir tek gözünde mi yoksa zaman zaman her iki gözde de gözlenip gözlenmediği, herhangi spesifik bir olay sonrasında gelişip gelişmediği, örneğin travma, konvülziyon gibi, kayma için herhangi bir tedavi yapılıp yapılmadığı, varsa gözlüklerinin numaraları, kapama ya da cerrahi tedavi olup olmadığı sorgulanmalıdır.

Fizik muayene:
Öncelikler, görme keskinliği her iki gözden ayrı ayrı ölçülmelidir, eğer çocuğun yaşı net bir görme keskinliği ölçümüne izin vermiyorsa, çocuğun herhangi bir nesneye foveasıyla bakıp fikse edip edemediği ve bu fiksasyonun sürekli olup olmadığı, daha sonra hareket halindeki nesneyi izleyip izleyemediği değerlendirilmelidir. Gene bazı merkezlerde bebeklerin görme keskinliğini ölçmek için Teller kartları kullanılmaktadır. Bebekler düz yüzeylerden ziyade üzerinde şekiller olan yüzeylere bakmayı tercih ederler, bu prensibe dayanarak Teller görme kartları geliştirilmiştir. Bu testte bir yüzeyinde uzaysal frekansı her bir kartta gittikçe artan yani üzerindeki dikine çizgilerin genişliği gittikçe azalan kartlar vardır. Bebeklere hem çizgili hem de düz gri renkli kart bebeğe gösterilir. Bebek eğer çizgili karta başını çevirerek bakmayı tercih ediyorsa bebeğin kartın çizgilerini gördüğü düşünülür, ve bebeğin gördüğü en ince çizgiler görme keskinliği olarak kaydedilir. Üç yaşından önce çocuklar genellikle E eşeline koopere olamazlar, bu yaş grubunda değişik isimler altında üretilmiş resimli görme eşelleri kullanılabilir.
Eğer bir görme yollarındaki bir patolojiden şüpheleniyorsak VEP (Visual evoked potential) -görsel uyarılmış potansiyel- testi yapılabilir. Bu testte bir flaş uyarana karşılık meydana gelen oksipital korteks aktivitesi kaydedilir.

Kaymanın niteliği, içe mi dışa mı doğru olduğu, sürekli mi intermittan mı olduğu değerlendirilmelidir. Şaşılıklara sıklıkla göz hareketi patolojileri eşlik eder bu nedenle göz hareketleri değerlendirilmelidir. Kaymanın derecesi prognoz ve tedavi yaklaşımı açısından önemlidir bu nedenle kayma derecesi ölçülmelidir. Göz dibi bakısı yapılmalı ve siklopleji yapılarak refraksiyon ölçülmelidir.
Kaymanın ölçülmesi için, pratik olması ve fazla hasta kooperasyonu gerektirmemesi nedeniyle Hirschberg testi kolaylıkla uygulanabilir. Bu testte bir fener ışığı gözlere tutulur ve ışığın korneadan yansımasına bakılır, bu yansıma bize görsel eksenin nerede olduğunu gösterir. Ancak bu test bazı durumlarda yanıltıcı sonuçlar verebilir, örneğin kısa interpupiller mesafe, negatif kappa açısı yani ışık reflesinin nazalde olması, (yüksek miyopi, ektopik fovea) gibi nedenlerle psödoezotropya (yalancı ezotropya); geniş interpupiller mesafe ve pozitif kappa açısı yani ışık reflesinin temporalde olması nedeniyle psödoekzotropya (yalancı ekzotropya) saptanabilir.

Örtme (Kapama) Testi:
Kaymanın en hassas şekilde ölçümünü sağlar. Tropyayı, foryadan ayırmaya, fiksasyon tercihini ve fikasyonun ne kadar güçlü olduğunu anlamamazı sağlar. Kapama testleri önce hasta yakındaki bir akomodatif hedefe bakarken sonra da uzaktaki bir hedefe bakarken yapılmalıdır, ayrıca hastanın gözlükleri varsa, gözlükleri ile ve gözlüksüz yapılmalıdır. Bu testler için hastanın kooperasyonu ve her iki fovea ile fikse edebilmesi ön koşullardır. Örtme testinde hasta her iki gözü ile hedefe bakarken bir gözü kapatılır ve hastanın kapama yapılmayan açıkta kalan diğer gözüne bakılır eğer bu göz dıştan içe doğru geliyorsa ekzotropya, içten dışa geliyorsa ezotropya saptanır.

Açma Testi:
Heteroforya var mı yok mu anlamak için yapılır. Kapama yapılır 1-2 saniye beklenir, sonra kapama kaldırılır. Kapatılan göz açıldıktan hemen sonra bu gözde bir hareket var mı yok mu bakılır, yani gözün kapama altında kaymış olup olmadığı kontrol edilir. Eğer açılma sırasında bu gözde dıştan içe doğru bir hareket varsa ekzoforya, içten dışa doğru hareket varsa ezoforya varlığı saptanır. Genellikle açma testi, kapama testi ile beraber yapılır ve açma-kapama testi olarak adlandırılır.
Alternan kapama-açma testi: Hastaya fikse etmesi istendikten sonra, bu testte önce bir göz sonra diğer göz kapatılır. Bu testte hem tropya hem de forya ölçülür.

Aşağıdaki resme tıklarsanız açma kapama testi ile ilgili flash animasyonları bulacaksınız. Bunları görebilmeniz için sisteminizde flash yüklü oması gereklidir.

Şaşılık muayenesinde kapama testleri


Prizma-örtme Testi:
Bu ölçümü prizmatik camlar sayesinde yapabiliriz. Prizmatik camlar, dik üçgen şeklindedir ve gelen ışığı tabanına doğru kırarlar. Bu kırmanın açısı prizmanın apeks açısı ile ters orantılıdır. Prizmaların gücü prizm dioptri (PD) cinsinden ölçülür, 1 derece yaklaşık 2 PD'dir.
Bu testte alternan kapama-açma testi yapılır ve gözün önüne kaymanın yönüne uygun bir şekilde gittikçe artan kuvvette prizmalar konur. Test sırasında göz hareketlerini ortadan kaldıran yani fikse edilen objeden gelen ışınları kayma derecesine uygun olarak kırarak foveaya düşüren PD kayma derecesini verir.