|
DÜNYA TİYATROLAR
GÜNÜNDE CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ AKHİSAR TÜTÜN EKSPERLİĞİ YÜKSEKOKULU
KÜLTÜR MERKEZİNDE 'BASİT BİR EV KAZASI’ SAHNELENDİ.
Televizyon
ve sinema dünyasının sevilen oyuncusu Günay Karacaoğlu, tek kişilik
komedi 'Basit Bir Ev Kazası' oyunuyla Akhisarlı tiyatroseverlerle
buluştu.
Murat İpek’in yazıp yönettiği
‘Basit Bir Ev Kazası’, hayatında gerçekler ve hayalleri arasında
gelgitler yaşayan, aradığı aşkı bulamamış bir ev kadınının yaşadıkları
ve kurduğu hayal dünyasında mutluluğu arayışı anlatılıyor. Basit Bir Ev
Kazası, kadın ve erkek ilişkilerini farklı bir yelpazeden işliyor.
‘Basit Bir Ev Kazası’ oyununda Günay Karacaoğlu’nun canlandırdığı
‘Songül’ karakteri her kadının günlük yaşamında zaman zaman aklından
geçenlere, düşlerine, isteklerine dair dile getiremediklerini cesurca
dile getiriyor. Kadınların, aşka, evliliğe, aile kavramına ve genel
olarak hayata bakışına bir ayna tutuyor. Bunu yaparken kimi zaman
güldürüyor, kimi zaman hüzünlendiriyor. Günay Karacaoğlu, ‘Basit Bir Ev
Kazası’ oyununda kara mizah öğelerini kullanarak eğlenceli bir dille
kadınların dünyasını hem kadınlara hem de erkeklere anlatıyor. İki
perdelik komedi oyununun dekor ve sahne tasarımı Barış Dinçel, müzikleri
Çiğdem Erken tarafından hazırlandı.
Oyunun sonunda TEYO Müdürü
Doç. Dr. Ramazan GÖKBUNAR, Günay Karacaoğlu’nu göstermiş olduğu
performanstan dolayı kutladı ve çiçek takdim etti. Akhisar TEYO Kültür
Merkezi’nde gerçekleştirilen oyuna çok sayıda izleyici katıldı.
“BASİT BİR EV KAZASINDAN”: Kocanız
15 yıldır kapıdan hep aynı şekilde giriyor, hep aynı yere çantasını
bırakıp klozetin kapağını 15 yıldır açık bırakıp fermuarını koridorda
çekiyorsa, hele birde evliliğinizi “Eh! Artık zamanıdır…“ diyerek
yapmışsanız emin olun siz de ziyan ve zebil ( ! ) olmuş kadınlar
kulubüne üyesiniz. Aslında Songül, hepimiz kadar cesur aynı zamanda
hepimiz kadar ürkek. O en az bizim kadar gerçekçiyken, Merzifon saat
kulesinin dibinde romantik bir buluşma hayal edecek kadar da ayakları
yerden kesik. Doğal olarak aşksız bir hayatı yaşanmış saymayan Songül,
savrulduğu Brezilya dizilerinden, bizi yazmaya çalıştığı romanın
kıyılarında dolaştırıp, kara mizah bir kahkaha tufanına götürüyor. Onun
kendini aşma serüveni aslında yaşadığımız toplumun kendini aşma
serüveninden de çok farklı değil. Bu nedenle Songül hayatına bizim için
komik bir pencere açarken, aşk romanında “Genç ve güzel kadın kırılan
gururunu ve onurunu bir kenara bırakıp İspanya’dan Merzifon’a uzanan
çileli dans hayatını düşündü. “Hayal ettiklerini hatırladı ve kendi
kendine dedi ki. “Artık ben iyi ve muhteşem sevgililer hayal
etmeyeceğim. Çünkü bu hayaller sonra hayalete dönüşüyor“ demeyi de ihmal
etmiyor.
Basında:
http://www.akhisarhaber.com/news_detail.php?id=4756
Akhisarcom, “CBÜ’ de tiyatro günü
|